En azından benim gibi gün sonunda polisiye romanlar ile rahatlayanlar için. Hiç unutmamamız gerektiği gibi, “İyi bir polisiye iyi bir edebiyattır!” İyi bir polisiyenin olmazsa olmazı ise iyi bir kahramandır. Zekasıyla okuru ilk sayfadan avucunun içine alan iyi bir dedektif, uzun bir yolculuk olan roman okuyuculuğunu zevkli hale getiren en önemli unsur. Gelin birlikte bazı dedektiflerin neden daha ünlü olduğunu bulalım.

Sherlock Holmes

Tabi ki Sherlock… Sizin aklınıza başka bir isim mi geldi yoksa 😊 Başka bir ismi ilk sıraya koymak tabi ki imkânsız. O ünlülerin ünlüsü, hatta ünlü dedektiflerin hocası demek de mümkün. Sherlock’a atıfta bulunan pek çok roman, dizi, film var. Sherlock Holmes, Sir Arthur Conan Doyle tarafından yaratıldı ancak yazarını çoğu kişinin bilmediği de bir gerçek. Türkçeye çevrilmiş 4 roman ve 56 hikayesi var. Toplamda ise 200 kitaptan oluşan dev bir külliye… Bu kadar ünlü olmasında tabi ki uyarlamaların da önemli bir yeri var. Sherlock Holmes radyo, tiyatro ve sinemada 67 farklı aktör tarafından canlandırılmış.

Peki bu kadar ünlü olmasının nedeni ne?  Sherlock olayları gözlem yoluyla çözer, ona göre tüm insanlar denklemin bir parçasıdır. Denklemin diğer parçaları da sigara izmaritleri, el yazıları, kokular, ayak izleri ve her türlü bilgi kırıntısındır. Tümdengelim yöntemini yaşayan herkesten daha iyi kullandığını kabul edelim. 


Hercule Poirot

Pera Palas’ın önünden geçerken hangimizin aklına gelmiyor ki Agatha Christie. Sherlock sonrası aklımız gelen isim Agatha Christie tarafından yaratılan, kurgusal, Belçikalı dedektif Hercule Poirot. Christie’nin 33 romanda, 54 kısa öyk ile en ünlü ve uzun süreli karakteridir Hercule Poirot. 

Christie’nin Poirot’su Belçikalı’ydı. Düzen hastası dedektifimiz birçok vakayı da bu tutkusu sayesinde çözer. Bu özelliğiyle yaratıcısı tarafından can sıkıcı olarak değerlendirildiğini ilk okuduğumda çok gülmüştüm. Poirot için olayları doğru analiz etmek her şeyden önce gelir. Beş çayını ihmal etmeyen Poirot ile ilk tanıştığımız roman Ölüm Sessiz Geldi-Styles’daki Esrarengiz Cinayet.

6 Ağustos 1975 tarihinde New York Times kapaktan “Hercule Poirot Is Dead, Famed Belgian Dedective” şeklinde haber yayınlayacaktır. Kurgu bir karakterin ilk kez böylesi büyük bir yayın organında ölüm haberinin duyurulması çok önemlidir. 


Miss Marple

Agatha Christie karakterlerinden söz açılınca aklımıza Miss Marple gelmeden olur mu… 12 Roman 8 kısa öyküde boy gösteren yaşlı amatör dedektif Jane Marple karşımıza ilk kez 1927 Aralığında The Royal Magazine’de yayımlanan Cinayetler Kulübünde çıkmıştır. İlk kez karşımıza çıktığı roman ise Ölüm Çığlığı’dır. Bu romanda Miss Marple, neşeli, dedikoducu birisidir ve aslında o kadar da hoş birisi değildir. Yaşadığı kasaba olan St. Mary Mead sakinleri onu sever lakin insanlar onun meraklı yapısından ve insanların kötü özelliklerini tahmin etmesinden usanmışlardır. Miss Marple başrolde olduğu daha sonraki kitaplardaysa ise karakter daha modern ve şirin olarak karşımıza çıkar. Agatha Christie’nin tüm kitapları Altın Kitaplar tarafından yayımlanmaktadır.  


Philip Marlowe

İşte size Amerikan polisiyesi. Raymond Chandler tarafından yaratılan Philip Marlowe ile ilk defa “Finger Man” isimli kısa öyküsünde tanıştık. Karakterle uzun uzun ise 1939’da basılan Büyük Uyku isimli romanda tanıştık. Philip Marlowe nüktedan, sıkı içici ve sert dedektif görünüşünün altında, oldukça derin düşünceli, felsefi, satranç ve şiirden haz alan bir karakter. Fiziksel olarak zarar görmekten sakınmadığı gibi kolay kolay da meseleleri çözmek için şiddete başvurmaz. Ahlaki olarak doğruluğu seçtiğinden Büyük Uyku’daki Carmen Sternwood gibi türün femme fatale karakterlerinin oyununa gelmez. Yazarın ilk uzun romanı olan Büyük Uyku, yazar 51 yaşındayken yayımlanmıştır. Büyük uyku, Türk polisiye edebiyatının en önemli ismi Ahmet Ümit editörlüğünde Everest yayınları tarafından yayımlanmıştır. 


Dave Gurney

İlk romanı olan “Aklından Bir Sayı Tut” ile günümüzün en ünlü polisiye roman yazarlarından biri haline gelen John Verdon’un yarattığı Dave Gurney karakteri yazarın sonraki kitaplarında da karşımıza çıktı ve listemizde yıldızlı bir yere sahip oldu. 

İşkolik emekli polis Dave Gurney kısa zamanda polisiye roman tutkunlarının gözdesi haline geldi. Katili buluş tarzı Agathe Christine karakterlerine benzetilen Dave Gurney, muhteşem bir zekaya ve hafızaya sahiptir. Emekli olmasına rağmen tecrübesine sıklıkla başvurulan karakter kendisine gelen her türlü olayı bilgisi ve deneyimleri, zekası ve önsezileriyle çözüp aydınlığa kavuşturur.  

Burada bir parantez açmak lazım. Elbette her iyi dedektifin iyi bir de yardımcısı olmalı. Edebiyat tarihine damga vurmuş dedektif yardımcıları arasına girer mi bilmem ama Gurney’in eşi; Madeleine’den bahsetmeden olmaz. Her ne kadar kocasının işkolikliğinden nefret ediyor ve bu konuda onunla sıklıkla kavga ediyor da olsa çoğunlukla Gurney’e farklı pencereler açıp onu asıl doğruya gidecek şekilde yönlendiren de kendisinden başkası değildir. 


Harry Hole

Eğer Jo Nesbo’nun efsane karakteri Harry Hole ile tanışmadıysanız, ya da birkaç kitabını okuduysanız lütfen yavaşça bu içerikten çıkınız 😊

Hızı bir an bile düşmeyen 12 roman ile günümüz dedektiflerinin en uzun soluklusu olduğu söylenebilir onun için.  Oslo Polis Departmanı üyesi olan Harry, insanlarla da otorite ile de arası iyi olmayan, başına buyruk, çok az arkadaşı olan, kendine düşman edinmeyi hobi edinen alkolik bir dedektif. 

FBI’da sorgulama teknikleri ve ateşli silahlar konusunda özel eğitim almış olan, keskin zekâsı, meraklı ve vazgeçmeyen halleri, takıntılı tavırları olan Harry’nin neredeyse tüm hikayeleri karlı Oslo’da geçiyor. Serinin ilerleyen kitaplarında hayatına giren Rakel ve oğlu Oleg ile hayatında neredeyse hiç yakalayamadığı mutluluğu yakalayan alkolik dedektifimizin her romanda ciddi yaralar almasına rağmen ölmemesi sebebiyle benim için “ölümsüz” dedektif. Harry Hole serisi birbirine atıfta bulunan, geri dönüşleri olan bir seri; bu nedenle size önerim Doğan Kitap tarafından yayımlanan kitapları yazım sırasına göre okumanız!

Jane Rizzoli

Photo by Jacob Gerritsen.

Dizisinin kitaplarından daha ünlü olduğu dedektif serisi ile devam edelim. Yazmaya odaklanmak için dahiliye uzmanı olarak sürdürdüğü başarılı hekimlik kariyerini bırakan Tess Gerritsen’i yazdığı tıbbî gerilim romanları ile tanıyoruz. En ünlü serisi de 6 sezon devam eden dizisini de hatırlayacağınız ‘Rizzoli & Isles’

Dünyada 33 dile çevrilerek büyük başarıya imza atan 12 kitaplık serinin başarılı dedektifi Jane Rizzoli listemizin en önemli isimlerinden bence. İki erkek kardeşinin küçümsediği kız kardeş olarak büyüdüğü için, on iki yaşından beri polis olmak ister çünkü polislere, herkes saygı gösterir. Özellikle abileri gibi zorba erkeklere asla tahammül etmeyen işkolik Rizzoli’nin hayatta kabul edemeyeceği tek şey görünmez bir kadın olmaktır. En iyisi olmak, herkesten daha çok çalışıp herkesten daha çok parlamak tam da onu anlatır. 

Serinin 3. Kitabından sonra daha çok gördüğümüz Isles ile ilişkisi ise başka bir yazının konusu…

Başkomiser Nevzat

Başkomiser Nevzat, Ahmet Ümit’in Karanlıkta Koşanlar, Şeytan Ayrıntıda Gizlidir, Kavim ve İstanbul Hatırası, Sultanı Öldürmek ve Beyoğlu’nun En Güzel Abisi adlı romanlarında yer alan kurgusal bir karakterdir. Ayrıca Ahmet Ümit’in çizgi romanları Çiçekçinin Ölümü ve Tapınak Fahişeleri’nde de ana karakterdir. 

Türk Polisiyesinin en önemli isminin yarattığı Nevzat Başkomiser karakteri, karısını ve kızını, bir patlama sonucu kaybetmiş ve olayın failini hiçbir zaman bulamamıştır. Tabi ki olayı hiçbir zaman unutamayan başkomiserimizin acısını her kitapta, her ilişkisinde hissederiz. O adeta yalnız, hüzünlü ve suskun bir adamdır. Başkomiser Nevzat’ın başrol olduğu romanlarda, ekibi Zeynep ve Ali ile birlikte Tatavla ve Müzeyyen Senar da önemli yan rolleri paylaşır. 

Ünlü olan tüm dedektiflerimizin ortak özelliği, keskin zekaları, kendine güvenlerindeki mütevazi kabul etmeyen tavırları, insanlara güvenmemeleri, meraklı olmaları hatta çoğu zaman olur olmadık yerlere burunlarını sokmaları diyebiliriz. Çoğu karakterin ortak noktası olan otorite kabul etmeyen tavırlarını ise içlerindeki gerçeğe ulaşma ateşinin ilişkilerini yakması olarak değerlendirebiliriz. 

Polisiye konusunda ilk sözümüzü son söz yapalım: “İyi bir polisiye iyi bir edebiyattır!”


Kaynak: Wikipedia