Aynı anda birçok şeyi yapabilen insanlara her zaman hayran olmuşumdur. Türlü süper güçleri olan kahramanlar gibi gezinirler etrafımızda. Hem telefonda konuşup hem mesaj yazıp diğer yandan da sosyal medya hesabına içerik koyan eşim gibi mesela. Arkadaşlarımızdan artık ekran görüntüleri geliyor bize, “Bu nasıl olabilir, aynı anda 2 mesaj yazım iletisi?” diye gerçeklik sorgulamaca yani. Sanki türlü algoritmaları öğrenip hayatın içerisinde kullanıyor gibiler. Su içmek, nefes almak, yemek yemek gibi doğalında bu hareketleri gerçekleştirebiliyorlar. Olası problemler, onlar için çözülmesi gereken bulmacalar oluveriyor, hatta eğleniyorlar da. Hatta yakın zamanda izlediğim bir belgesel bu olaya olan bakışıma bambaşka bir boyut kattı.

 

 

The Speed Cubers

www.imdb.com/title/tt12038300

 

Dünyanın Rubik Küp çözme rekortmenleri tarafından paylaşılan özel bağı ve nadirgörülen rekabet ruhunu çok iyi anlatan bir yapım.

 

The Speed Cubers (Hızlı Küpçüler) isimli bu belgesel hakkında anlatacaklarıma geçmeden önce, önemli biriyle tanıştırmak istiyorum sizi. Bu muhteşem 3 boyutlu bulmacanın yaratısıcı olan Ernő Rubik “Macarca: (rubik ˈɛrnø)”.

 

13 Temmuz 1944 doğumlu, Macar bir mucit, mimar ve profesördür kendisi. Rubik küp (1974) ve türlü mekanik bulmacaların icadı ile tanınır. Rubik küpü ve diğer bulmacalarını icat etmekle ünlü olsa da, son çalışmalarının çoğu bilim ve eğitim ağırlıkldır. Rubikküpün amacıysa; genç yaşta öğrencileri fen, matematik ve problem çözme yeteneklerini geliştirmektir. Aynı zamanda Beyond Rubik’s Cube, the Rubik Learning Initiative ve Judit Polgar Vakfı gibi çeşitli organizasyonlara da önderlik etmiştir. 1971’den 1979’a kadar Rubik, Budapeşte Uygulamalı Sanatlar Koleji’nde (Iparművészeti Főiskola) mimarlık bölümünde profesörlük yaptı. Orada bulunduğu süre boyunca da, üç boyutlu bir bulmaca üzerinde çalıştı ve 1975’te rubik küpün ilk çalışma prototipini tamamladı. 1975’te bulmacayla ilgili bir patent başvurusundan sonra Rubik, CNN ile yaptığı bir röportajda asıl hayranlık yaratan cümlesini kurmuştur: “Öğrencilerim için iyi bir görev bulmak için araştırma yapıyorum. Uzay inanılmaz derecede zengin olasılıkları, nesnelerin mekandaki dönüşümü, mekan, zaman içindeki hareketi, korelasyonları, insanlık üzerindeki etkileri, insan, uzay, nesne ve zaman açısından büyülemiştir. Bence KÜP bu ilgiden, bu ifade arayışından ve bu düşüncelerin her zamankinden daha fazla keskinleşmesinden kaynaklandı…

 

Rubik küpün prototipini sınıfına gösterdikten sonra,öğrencilerin onu çok sevdiğini önemle anlatan bir yazı bile yazmıştı. Küpün basit yapısı nedeniyle nispeten kolayca üretilebileceğini ve daha geniş bir kitleye hitap edebileceğini fark etti. Rubik’in babası birkaç patente sahipti, bu yüzden Rubik bu sürece aşinaydı ve buluşu için patent başvurusunda bulundu. Daha sonra Macaristan’da bir üretici bulmak için yola çıktı; ancak o zamanlar Macaristan’ın sert ekonomisi nedeniyle büyük zorluklar çekti. Sonunda Rubik, plastikle çalışan ve satranç taşları yapan küçük bir şirket bulabildiğindeyse, amacına ulaşmış oldu. Bu arada Rubik küp Macaristan’da halen “Sihirli küp” olarak biliniyor.

 

 

Ernő Rubik (Rubik Ernő)

 

Doğum Tarihi:

Temmuz 13, 1944 Budapest

 

Milliyeti: Macar

Eğitimi: Budapest University of Technology and Economics

 

Kitapları: Cubed: The Puzzle of Us All, Rubik’s Cubic Compendium

Hemen hemen tüm hediyelik eşya satan mağazalardan bu harika bulmacaya sahip olabilirsiniz. Bir hevesle alırsınız, 10-15 kez denedikten sonra bir köşeye süs niyetine koyarsınız. Günün birinde çözülmek üzere,orada öylece bekler sırasını garibim. Benim durumumda pek öyle olmadı diyebilirim, en azından oğlum için. Kendisi 13 yaşında ve türlü boyuttaki küplere feci şekilde sarmış durumda. Daha hızlı çözmek için ciddi araştırmalar yapıp, sürüyle video izliyor. Küp üzerindeki çözüm hızını artırmak için minimum 300 algoritmayı öğrenmek zorundaymışsınız meğer. Kaç algoritmayı ezberledi bilmiyorum; ama 40 saniye dolmadan benim karıştırdığım küpü çözünce ağzım açık kaldı. Meğerse benim oğlanın süper güçleri varmış ta haberim yokmuş. Bunların üzerine bana bir de çok büyük bir topluluğun küple olan bağından bahsetmez mi?

 

Hızlı küp çözmek için bir araya gelen bir topluluktan bahsediyorum. Rubik küpün icadı, genç kitleye yepyeni bir kapı açmıştı. Öyle özel bir kitle ki, 3x3x3 küpü 3.47 saniye içerisinde çözen Yusheng Du gibi çılgınlardan bahsediyorum!

World Cube Association (WCA) Rubik’s Cube World Championships her yıl bir çok ülkeden katılımcılarla bu yarışmayı insanı büyüleyen bir şekilde gerçekleştiriyor.Oldukça ciddi ve sıkı bir şekilde yapılan bu yarışmayı izlemeye gelen kitleyse, yarışmacılardan da heyecanlı oluyor.

 

SPEEDCUBING

www.rubiks.com/en-eu/speed-cubing

 

İşte karşınızda 10 yıldan beri kırılamayan rekorların sahipleri, Feliks Zemdegs ve Max Park! Yalnız bu ikilinin bir özelliği var ki, herkesi duygulandırıyor. Max’in ailesi çocuklarının otistik olduğunu çok küçük yaşlarda keşfettikten sonra, yaşadıkları mücadeleyi dile getiriyor aslında bu belgeselde. Taa ki, minik Max bir gün küple tanışana kadar. Sonrasında, küp sayesinde ailesi ve çevresindekilerle iletişimi çok daha iyi olmaya başlayan Max’in çılgın şekildeki küp kombinasyonlarını çözebildiğine şahit oluyorlar. Max’i SpeedCubing yarışmalarına önce izleyici; sonrasındaysa, yarışmacı olarak katılmasına destek oluyorlar. Küçük Max’in hayran olduğu Feliks’le hem çok iyi dostlar hem de inanılmaz centilmen birer rakipler.

 

Aralarındaki bu dostluk bağının ne kadar özel olduğunu, Max’in iyi derece yapamadığı her an Feliks’in gözlerinin dolmasından anlayabiliyorsunuz. Küp ve Feliks sayesinde, Max’in ailesi dışındaki kişilerle bağ kurmaproblemleri bir hayli ortadan kalkmış. İlk kez birinci olan Max Feliks’in elindeki belgeleri nasıl tuttuğuna bakıpaynısını yaptığı an, iyileşme sürecinin başlangıcı olmuş. Bu pozitif gelişmenin etkileri Max’te öyle bir güç alanı yaratmış ki, tek elle küp çözme rekor denemelerine başlamış ve tahmin edersiniz ki, bu alanda da rekor kırmış.

 

4x4x4 ten itibaren göreceğiniz tek isim resmen Max Park.

https://www.worldcubeassociation.org/results/records

 

Rubik küpün icadının 40. yılında, Max Park resmen ortamlara damgasını vurdu da geçti diyebilirim. İstediği dereceyi elde edemeyince gözlerinden dökülen yaşlara dayanamayan Feliks her zaman dostunun yanında. Fiziken 17 yaşında olsa da, zihin olarak 7-8 yaşında diyor babası ve ekliyor; “Onun yanında olduğumuz sürece, rekorlarına şahitlik etme ayrıcalığını yakalıyoruz.”.

 

Guinness World Record 2020

https://www.guinnessworldrecords.com/products/books/guinness-world-records-2020/viralsports/cubing

 

Netflix’te olan bu belgeseli mutlaka izleyin derim. Kıyıda köşe kalmış bir rubik küpünüz varsa, tozlarından arındırıp ortaya çıkarın. Emin olun ona artık başka bir gözle bakacaksınız.